|
|
| Çok Okunanlar |
|
| Çok Yorumlananlar |
|
|
|
Kürt basını 110 yıldır baskı altında
Kürt gazeteciliğinin 110. yıl dönümü Rusya Doğu Bilimleri Akademisinde düzenlenen bir toplantıda tartışıldı. Toplantıda Kürt basının 110 yıldır sürekli baskı ve sürgünleri yaşadığına dikkat çekildi.
|
|
|
Kürt basını 110 yıldır baskı altında
Kürt gazeteciliğinin 110. yıl dönümü Rusya Doğu Bilimleri Akademisinde düzenlenen bir toplantıda tartışıldı. Toplantıda Kürt basının 110 yıldır sürekli baskı ve sürgünleri yaşadığına dikkat çekildi. Doğu bilimleri akademisi inisiyatifinde geliştirilen toplantıya Rusya nın deneyimli doğu bilimcileri, Rus ve Kürt gazeteciler Kürt aydın ve kurum temsilcileri katıldı.
1898 te Miqdad Midhet Bedirxan tarafından çıkarılan ilk Kürt gazetesi olan Kürdistan gazetesinin 110. yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirilen toplantıda Kürt basının sürgünde doğuşuna sebep teşkil eden baskı ve sınırlandırmaların hala sürdüğüne vurgu yapıldı. Konuşmacılar tüm bu baskılara rağmen Kürtlerin görüşlerini ortaya koyabilecekleri küresel düzeyde basın-yayın kuruluşlarına sahip olduklarını ifade ettiler.
Kürtlerin çok az dostu var
Toplantıda ilk konuşmayı yapan Kürt sorunu üzerine birçok kitabı bulunan Mixayil Lazerev Kürtlerin tarihleri hakkında bilgi vererek Kürtlerin ihtiyaç duydukları birçok kurumu devletlerin muhalefeti ve baskılarına rağmen kurmayı başardıklarını belirtti.
Kürt basının bu halkta büyük bir siyasal bilinç yarattığına dikkat çeken Lazerev, �Kürtler tarihte büyük zarar gördü. Onların çok az dostu oldu. Kürdistan üzerinde egemenlik kuran ülkeler yüzyıllardır Kürtleri en doğal ve en asgari haklardan bile yoksun bıraktı. Geçtiğimiz yüz yılın ilk yarısında ben dahi doğuyla ilgilenen birçok insan Kürtlerin giderek direnme gücünü yitirdiklerini ve bunun onların yok olmasına yol açabileceğini düşünüyordu. Ama daha sonra Kürtler tahminleri boşa çıkarıp büyük bir mücadeleyle yeniden tarih sahnesine çıktı� dedi. Lazeref, Kürt basını Kürtlerde siyasal bilincin ortaya çıkmasına yol açtığını belirtti.
Sürgünde muhalefete de tahalefe de tahammül yok
Toplantıda Kürt basın tarihi ve basın yayının Kürtler açısından önemi üzerine bir konuşma yapan İran Uzmanı Olga Jigalina, Kurdistan gazetesinin sürgünde doğduğunu ama Osmanlı sultanlarının onların kilometrelerce uzaktaki muhalefetine bile tahammül etmeyerek önce Kurdistan gazetesini imparatorluk sınırlarında yasakladığını, daha sonra da Mısır üzerine kurduğu baskıyla oradan da çıkmasına yol açtığını belirtti.
Jigalina sözlerini şöyle sürdürdü: �Kürdistan gazetesi için ünlü doğu bilimci Olege Vicevski Ortaçağ Kürt edebiyatından etkilenmiş ve benzer bir edebiyat geleneğini sürdürüyor demişti. Bu o çağda Kürt edebiyatının çok güçlü bir varlık göstermesinden kaynaklanmış olabilir. Ama gazetenin Kürtçe yayınlanması Osmanlı sınırlarındaki Kürt basının bu halkta büyük bir siyasal bilinç yarattığına dikkat çekti. Kürtler için bir siyasi gözlemci rolü oynaması ve yine Kürtlerde siyasal bilinç oluşturması açısından son derece önemlidir.�
Jigalina, 1900 lerden İkinci dünya savaşına kadar Kürtlerin basın alanında varlık gösteremediğini ancak bu dönemde Kürt dilinde en iyi yayınları Hıristiyan misyonerlerin yayınladığına işaret etti.
Kürt basını hep demokratik düşünceleri savundu
Jigalina konuşmasının devamında Hacıye Cindi, Edmın, Lazerev, Celil, Sovan, Gastaryan gibi Kürtlerle ilgilenen yerli ve yabancı aydınlarında belirttiği gibi Kürt basınının genel olarak demokratik ve ilerici düşüncelere eğilim gösterdiğini belirterek bunun bugün daha iyi anlaşıldığını vurguladı.
Kürt basını Kürtlerin okuludur
Toplantıda bugünkü Kürt basının kuruluşları hakkında bilgi veren Noder Maseki Med Tv nin Kürt televizyonculuğunda Bedirxanilerin Kurdistan gazetesi rolünü oynadığını kaydetti.
Toplantıda Kürt basını üzerindeki baskılara dikkat çeken ve Rusya da yayın Küurdistana Azat gazetesinin redaktörü İşxan Miroyev Kürtler için basın yayının diğer halklardan çok daha önemli bir rolü olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: �Kürtler için basın-yayın araçları bir okul rolü oynuyor. Kürdistan daki sömürgecilik Kürtlerin dillerini kültürlerini ve varlıklarını yasaklamıştır. Buna karşı Kürtler oluşturduğu basın yayın kuruluşlarıyla son yüz yılda Kültürlerini koruma kadar kendilerine ait ulusal ve siyasal bilinç edinmişlerdir. Bu anlamda Kürtler için basın-yayın hayati bir rol oynuyor�.
Miroyev bu konuda Ulasal demokratik mücadele ve basının Kürtler için bir aydınlanma ve Rönensan çağı başlattığını söyledi.
Baskılar 110 yıldır değişmedi
Miroyev ayrıca Kürtler Türk devletinin Kürt basını üzerindeki baskılarından söz ederek şunları belirtti: �Osmanlı sultanları Kürt aydınlarını sürgün etmekle yetmiyor, onların sürgünde bile düşünmesine ve bir şeyler yapmasına izin vermiyordu. Kürdistan gazetesinin sürgünde bile çıkmasına tahammül edemiyordu. Aradan 110 yıl geçmesine rağmen Türk devletini Kürt basın- yayınına karşı gösterdiği düşmanca tutum ve tahammülsüzlük hiç değişmeden sürüyor . Türkiye de Özgür Gündem ve Azadiya Welat ın sürekli kapatılarak yada toplatılarak baskı uygulanıyor yine Kürtlere ait Diha haber ajansına çalışan Kürt muhabirler yakalanarak cezaevlerine atılıyor. Türk devleti kendi içindeki bir iki Kürt gazetesine tahammül edemediği gibi Milyonlarca Kürt için son derece önemli bir kanal olan Roj TV kapatılması için sürekli diplomatik baskı uygulanıyor.
Miroyev sadece Türkiye nin değil İran ın da Kürt basınına yönelik tahammülsüzlük gösterdiğini belirterek bu ülkede zindanda idam tehdidi altında bulunan iki Kürt gazeteciyi hatırlattı.
RAHMİ YAĞMUR - MOSKOVA
|
|
|
| Döviz Kurları |
| |
Alış |
Satış |
| $ Dolar |
|
|
| € Euro |
|
|
Untitled Document
|
|
|
|