15 Mayıs 2008 Perşembe 19:26  URFADA PKK SEMPATİZANA iLGİN CEZA 11:34   Irak ta intihar saldırısı: 22 ölü 11:28   2 korucu yaralı! 11:27  Siverekte boğularak ölen baba ve çocugun cesetleri çıkartıldı 11:22  Urfa da 2 kişi tutuklandı 20:53  Ceylanpınar da 5 kişi gözaltına alındı 20:50  DTP liler Eyüp dağtekinin ailesine taziye ziyaretinde bulundu 20:48  Veliler öğretmenleri sille tokat dövdü 20:33  Urfada Komşuların kavgası kanlı bitti  18:34  Eyyüp Dağtekin in Ailesi resmi tören istemedi  18:30  
 Çok Okunanlar
 SiVEREKTE BABA İLE OGUL SULARA GÖMÜLDÜ
 Çok Yorumlananlar
 SiVEREKTE BABA İLE OGUL SULARA GÖMÜLDÜ


DENİZ GEZMİŞ VE YUSUF ASLAN ANISINA
Perşembe gecesi Ali Kırca nın Siyaset Meydanı nda gençlerin sordukları bir soru önemliydi ve yeterince yanıtlanabildiğini de düşünmüyorum. Gençler, programa katılan 68 lilerin dağınıklığı ve çoksesliliğini izleyerek, şimdi neden birlik olunmadığını, nede
Perşembe gecesi Ali Kırca nın Siyaset Meydanı nda gençlerin sordukları bir soru önemliydi ve yeterince yanıtlanabildiğini de düşünmüyorum. Gençler, programa katılan 68 lilerin dağınıklığı ve çoksesliliğini izleyerek, şimdi neden birlik olunmadığını, neden bölünerek peşinden gidilebilecek bir birlik halinde olunmadığı sordular.

Yanıt uzundu belki, ama zor değildi. Herkesin kendine göre, kendi penceresinden baktığı bir 68 i vardı ve biz bile değil ben merkezci ydi bu 68 ler ! Hoş, bir arada bile sahiplenilerek biz diye konuşulsa bile, günümüz olan 2008 de yaşatılan bir 68 olmayınca, bütün her şey, birlik görüntüsü de dahil anlamsızlaşmaktadır. Nitekim, az-çok birbirine yakın olanların grup 68 leri de vardır. Darbecilik le, Kemalizm le, gençlik ordu barışıklığı yla, Kürtlerin dışlanması yla, sosyal demokratlık la ya da parlamentoculuk la tanımlanan 68 ler dir bunlar. Kısacası kendinden menkuldürler, bugün durulan düzen-içi mevzilerden hareketle, ama geçmişteki gerçeğine yakıştırılarak tasarlanan 68 ler dir. Ama kesindir ki, bugün, eski 68 liler in tümünü ya da en azından çoğunluğunu birleştiren bir 68 olmadığı gibi, bugünün eski 68 lileri nin büyük çoğunluğu Türkiye nin ve dünyanın hemen hiçbir temel sorunu üzerinde anlaşamamaktadır.

Gençlerin sorusu da problemlidir ama... Sorun 68 kuşağı ndan olup, bugün farklı noktalara savrulmuş 68 liler in birliği sorunu değildir. Gerekli olan, ezici çoğunluğu birbirinden oldukça farklı noktalara fırlatılmış eski 68 liler in birliği değildir.

Birkaç farklı nedenle böyledir. İlk olarak, biricik olduğu kesin olan, birden kesinlikle fazla olmayan 68 in temsilcisi, biz 68 kuşağıyız diyen, ama bulundukları birbirlerinden çok farklı pozisyonlarıyla, gerçek 68 in gerçek birliğini yansıtmayan eskimişliği ortada 68 kuşağı değildir. Anlaşılsın diye birkaç örnek gerekirse, Ertuğrul Özkök e ne denecektir? 68 kuşağındanım demektedir, madalya mı takılacak tır, onun kuşak ı temsil etmesine, evet denebilir mi ya da onunla da mı birleşmek gerekecektir? Ya da Hasan Cemal? Veya Cengiz Çandar? Örnekler çoğaltılabilir, ki bazıları, sadece doğum tarihleri denk düşenleri, Mesut Yılmaz ı, AKP li bakanları vb. bile 68 li sayıyorlar.

Kimdir peki 68 in temsilcisi, sözcüsü, sembolü ya da simgesi? 68 deyince akla ilk gelen kimdir? Tartışmasızdır: Genel olarak Denizler dir; Hüseyin i Yusuf uyla, Mahir i Ulaş ıyla, Sinan ı Cihan ıyla, Kaypakkaya sı Alpaslan ve Kadir iyle Denizler dir. Özel olarak Deniz dir. Ölçüt, Denizler dir, Deniz dir. Bugünkü düşünce ve eylemleriyle, dün e ilişkin yorumlarıyla neredeyse her biri farklı noktalarda olan eski 68 ler den ve onların biz 68 kuşağıyız iddialarından hareket edilemez, birlik sorununda. Ama h‰l‰ yaşamaya devam eden ve bir türlü öldürülüp unutturulamayan Denizler den ve Deniz den hareket edilebilir. 68 kuşağı iddiasında olanların 68 liliğini Denizler kantarında, Deniz terazisinde tartmak tek yoldur. Hepimiz, tüm 68 liler Deniz ölçütüne vurularak tanımlanabilir.

Neden Denizler ve Deniz ölçütü gerekiyor? Çünkü bu ölçüt nettir, tartışmalı değildir. Bu ölçüt gerçektir; düzenle uzlaşmazlıktır, başkaldırıdır, devrimdir, devrimci militanlıktır, halkçılık ve halka bağlılıktır, sonuna kadar anti-emperyalizmdir, can bedeli demokratizmdir, üstünlenme ve aşağılamaya yer bırakmayan eşitlikçiliktir, hak eşitliğinin benimsenmesidir. Denizler, Deniz, bu tutumları, hem düşünce hem de eylemlerinin köşe taşları yaptıkları için ölçüttürler. Bu nedenle, birlik sorununu, günümüzün 68 iddia ve yorumlarına değil, 68 gerçeğine ve tek temsiliyet hakkını elinde bulunduran Denizler kriterine, Deniz ölçütüne dayandırmaktan başka yapılacak şey yoktur. Bu, Denizler devrim ve anti-emperyalizm, demokratizm ve halka bağlılık, eşitlik ve özgürlükçülük üzerinde düşünce ve eylem birliği halinde oldukları ve bugünkü 68 iddiaları türünden temel farklılıklara sahip olmadıkları için de böyledir.

İkinci neden odur ki, 68, daha 68 yaşanırken bölünmüş ve bugünkü bölünmeler o günden başlamıştır. Ancak kimse her bölünmenin kötü ve olumsuz olduğunu düşünmemelidir. 68 günleri, o günden bugüne de sarkan iki belli başlı olumlu bölünme ya da ayrışmaya sahne olmuş ve Denizler ölçütü bu ayrışmalarla pekişerek sağlamlaşmıştır. Birinci ayrışma; devrimle reform, devrimci ve reformcu yaklaşımlar arasında gerçekleşmiştir. Giderek işçi ve köylü kitleleri içinde yayılacak olan, devrim ve sosyalizm özlemiyle dolu devrimciler, gençliği de kitlesel olarak peşlerinden sürükleyerek, olumlu yönü işçi ve sosyalizm vurgusu yapmak olan ama gençliğin heyecanını, ataklığı ve coşkusunu, devrimci girişkenliğini kucaklayamayan pasifizmi ve çözüm ve başarıyı düzen-içinde, parlamentoda artırılacak oylar ve parlamentoculukta gören TİP ten kopmuştur. İkinci ayrışmaysa; devrimin tepeden inmeci likten, devlet katından yukarıdan müdahalelerden beklenticiliğiyle birlikte darbecilikten koptuğu, gözlerin bütünüyle halka, aşağıya çevrildiği 69 yazında gerçekleşmiştir. Bugün eski 68 liler arasından çıkan düzen-içi, yukarı dan yaklaşan, darbeye bel bağlayan sesler, eskiden, bizzat 68 günlerinden kalmadır; ama bunlar daha o günlerde aşılmış ve geride bırakılarak ilerlenmiştir. Denizler ilerlemiş, düzen içi ve darbeci beklentiler geride kalmıştır. Tekrar başa dönülemez, çare, Denizlerin aşıp ilerlediği yoldan cayılarak, yeniden bu aşılmış eğilimlerle birlikte aranamaz. Deniz in yolu devrimde ısrarın yoludur.

Ve birliğin, eski 68 lilerin birliği olarak tanımlanamayacak olmasının üçüncü nedeni, halkın ve Türkiye nin temel sorunlarına ilişkin sahip oldukları ciddi farklılık ve karşıtlıkların ötesinde, ihtiyaç duyulan birliğin, kişilerin ya da bir kuşak ın kendine ilişkin abartılı iddialarının birliği ya da uzlaşması olmamasıdır. İhtiyaç, Deniz in geleceğe çıkardığı bir çağrı olan ve manifesto değeri taşıyan son sözlerinde Yaşasın işçiler ve köylüler derken vurgu yaptığı işçilerin ve köylülerin, kuşkusuz memurlar, esnaf vb. de katılarak, tüm halkın birliğidir. Hüseyin in bayrağı devrettiği Türkiye halkının birliğidir. Birleşip birleşemeyecekleri tartışması bir yana, birleşseler bile, bir araya gelmeleri, ancak halkın birliği ve birleşmesini kolaylaştırıcı bir katkıdan fazlası olmayacak 68 liler in birleşmesine bel bağlanamaz. Ama kuşkusuz halka ve halkın birleşmesine bel bağlanabilir. Birlik dendiğinde, anlaşılması gereken, işçilerin, Türk ve Kürt halklarının birliğidir; yoksa şu ve bu grupların, kişilerin ya da fraksiyonların birliği değil. Kişiler, siyasal gruplar önemsiz değillerdir. Ama birlik sorunu, kişiler ya da grupların ihtiyaçları ve birlik ya da ayrılıkları çerçevesinde değil, halkın ihtiyaç ve talepleri çerçevesinde ve halk kitlelerinin birliği olarak ele alınabilir ve ancak böyle anlamlıdır.

Denizler bu birlik uğruna canlarını hiçe saydılar. O birlik ki, ancak anti-emperyalist bir birlik olabilirdi. Tüm emperyalist kölelik zincirlerinin kırılması girişimi ve mücadelesi üzerine kurulabilirdi. Halkın ihtiyacının ulusal kölelikte olduğunu kimse iddia edemez. Kısacası Deniz in çizdiği yol doğrudur: Yaşasın tam bağımsız Türkiye!

O birlik ki, ancak demokratik bir birlik olabilirdi, demokrasi ihtiyacı ve mücadelesinin birliği olabilirdi. İfade, düşünce, sendikal ve siyasal örgütlenme özgürlükleri için mücadele birliği olduğu kadar, ulusal hak eşitliği için de mücadele birliği olarak kurulabilirdi. Emperyalizme karşı mücadele, kuşku yok ki Kürt ve Türk ve bütün milliyetlerden halkın birliği olamadan başarıya ulaşamazdı. Ancak böyle bir birlik, yine kuşku duyulamaz ki, halkların kardeşliği ve öyleyse hak eşitliğini, kimsenin kimseyi aşağılamaması ve kimsenin kesmeye üstünlük taslamamasını zorunlu kılardı. Kısacası Deniz in çizdiği yol doğrudur: Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Denizlerin temel sloganı da doğrudur: Yaşasın Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye!

Deniz in en dar zamanında gençliğe ve halka çıkardığı manifestonun diğer çağrıları da ihtiyaç halindeki birliğin içeriği ve yönünü tanımlayıcıdır. Kahrolsun emperyalizm , kuşkusuz işbirlikçilerine karşı mücadeleyi de kapsayarak birliğin başlıca hedefini, Yaşasın işçiler ve köylüler se başlıca dayanaklarını belirtmektedir.

Ve yön verici olan çağrısı Deniz in: Yaşasın Marksizm-Leninizmin Yüce İdeolojisi! Milliyetçilik, Kemalizm ya da başka bir ideoloji değil, ama Marksizm-Leninizm.

Deniz, Yusuf ve Hüseyin le birlikte, 6 Mayıs 72 de dimdik ve hiç sendelemeden, halka ve devrime olanca bağlılığıyla yürüdüğü sehpada haykırdı geçmiş mücadelenin, bütün bir 68 in net özeti olan manifestosunu. Saatler 01.25 i gösterirken.

Mamak Askeri Cezaevi nden, diğer dava arkadaşlarının kaldığı ön hücreler le sırt sırta olan arka hücreler den saatler gece yarısını gösterirken alınmışlardı. Dava arkadaşları, önce kapılarına takılı zincirlerin açılma sesini, sonra kilit sesini ve en son hücrelerinin kilitlerinin çözülüşünü dinlemişlerdi. Ardından, sonradan pranga olduğunu öğrendikleri başka zincir seslerini... Ve Deniz in o gür ve yiğit sesini duymuşlardı, kendi hücrelerinin koridoru önünden geçirilip götürülürken: Haydi eyvallah arkadaşlar! Söyleyecek söz bulamamışlardı arkadaşlardı. Ne desinlerdi, güle güle mi? İçlerine atmışlardı, kaderlerine lanet okumuşlardı, Denizler le birlikte gitmeyip geride kaldıkları için... Ve gözlerini kırpmamışlardı sabaha dek. Ama Deniz, Yusuf ve Hüseyin güle güle gitmişlerdi. Sonrasını artık herkes biliyor.

Halk, bu nedenle bağrına basmıştı onları, bu nedenle efsaneleştirmişti. Bu nedenle yüz binlerce Deniz adı vurulmuştu kızlı erkekli yeni doğan çocuklara.

Ve bu nedenle, Denizler in ölçüt oluşu basit bir laf değildir. Bu nedenle Denizler giderken koca bir kahramanlık dönemini kapatmış, ama yeni bir dönem açmışlardır. Kahramanın artık halk olacağı, yeni Denizler in artık halkın mücadelesinin içinden, bu kez onlarla ve yüzlerle çıkacağı bir dönem. Ama ölçüt, aynı ölçüttür: Sosyalizm özlemiyle dolu Denizler in anti-emperyalist demokratik halkçı devrimleri. Uzak değildir. Yakınlaşmaktadır. Bu kez işçi sınıfı ve halklar tarafından damgalanacaktır!

MUSTAFA YALÇINER



03:09:00
15 Mayis 2008
Bu haber  56  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.2448 1.2508
Euro 1.9304 1.9397
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 URFADA 3 BAŞLI BEBEK  MAĞARALARDA YAŞIYORLAR
 Klip için soyundu
 Öyle bir frikik verdi ki...
 Canlı canlı yediler
 Nerede benim iğnem
 Canlı yayında ağzına sinek kaçtı
 Masaöre seksi şaka (video)
 Yapamayacağı birşey kalmadı VİDEO
 Oltayla seksi şaka
 SAHADA CİNAYET.! VİDEO İZLE
Administrator
Darkcode
Castro
Aras
Yazarlarimiz
Meltem
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Darkcode
Siverek Haber , Siverek Haberleri , siverek sohbet , Siverek chat , Siverek Çet , Siverek cet , Sohbet Siteleri ,Siverek medya , Siverek spor , siverek resim , siverek rehber , siverek forum , siverek siverek , siverek siyaset , siverek team , siverek tarih , Siverek siteleri , siverek cografya SivereK.Net Yönetimi
Toplist otel emlak inşaat tekstil Site Ekle
Sohbet Chat Arkadas chat
Lider100.ComSohbet
eXTReMe Tracker

Pagerank Backlink - Pagerank Anzeige ohne Toolbar
güzel sözler Web Stats | sohbet