09 Mayıs 2008 Cuma 23:39  Operasyona hazırlanan İran dan sınır köylere uyarı 01:28  Karayılan: Saldırıda ABD nin kaya delen bombaları kullanıldı! 01:23  Karayılan: Bizden ateşkes ilan etmemiz istendi 01:18  Karayılan öldürüldü mü? BüyükAnıt cvp verdi 03:29  BARZANİDEN DTPYE ŞOK SÖZLER 03:26  BU HACKERE DİKAT.! 03:23  Adana su altında ! 03:18  İntikam için 10 yaşındaki kıza tecavüz etti! 03:15  Karayılan Roj TV de 03:10  HPG: 1 i JİTEM ci 2 asker öldü 03:03  
 Çok Okunanlar
 YOUTUBE GİRME
 Çok Yorumlananlar
 Tezeklerin içinde oynuyorlar


NEWROZ ÖZGÜRLÜKTÜR.!
Zalim Dehaq a karşı direnen Demirci Kawa nın yaktığı ateş, Kürt halkı tarafından her Newroz da daha da harlanıyor.
Zalim Dehaq a karşı direnen Demirci
Kawa nın yaktığı ateş, Kürt halkı tarafından her Newroz da daha da
harlanıyor. Öyle ki, Newroz ateşini kimi zaman kendi bedeniyle harlayan
Kürt halkı, inkar ve imhaya karşı onurlu direnişine devam ediyor.
Özgürlüğe olan aşkını bedenini tutuşturarak gösteren isimlerden biri
de Rahşan Demirel di. Rahşan, 21 Mart 1992 de İzmir Kadifekale de, Kürt
halkına yönelik geliştirilen katliamlara karşı bedenini ateşe vererek
cevap vermişti. 17 yaşında olmasına rağmen, ufkundaki genişlik Rahşan ı
böyle bir eyleme yöneltmişti. Kürt halkının yüreğinde Newroz ateşiyle
özdeşleşen Rahşan, karanlığa karşı yaratılmak istenen aydınlığın
temsilcisi olmayı sürdürüyor. Rahşan Demirel in annesi Emine Demirel
ile, küçük bedeninde büyük bir ruh taşıyan kızını konuştuk.

Rahşan Demirel in çocukluğunu biraz anlatabilir misiniz?

Rahşan
15 Ağustos 1975 yılında Mardin de dünyaya geldi. 1 yaşına geldiğinde
ise İzmir e taşındık. Çocukluğu kardeşlerine göre daha farklıydı. İlk
doğduğu zaman annem Rahşan a bakıp Gözleri nakışlı, ateş fışkırıyor bu
kızın yüzünden demişti. Biraz büyümeye başladığında Rahşan ın çok
maceracı bir kız olduğunu görmeye başlamıştık. Sıcakkanlıydı. Hiçbir
şeyden korkmuyordu.

Rahşan macerayı severdi dediniz. Bu duruma örnek verebileceğiniz yaşanmış bir hikâye anlatabilir misiniz?

Gerçekten
de çok macera ruhlu bir çocuktu. Şimdi söyleyeceğim şeye birçok kişi
şaşırabilir. Biz Kadifekale den Gülçeşme ye taşınmıştık. Ben tütün
fabrikasında çalışıyordum. Bir gün işyerime bir kızım koşarak geldi.
Anne Rahşan trenin altında kaldı, çabuk gel diye ağlıyordu. Yeni
taşındığımız evin yakınlarında tren rayları geçiyordu. Rahşan
arkadaşlarıyla birlikte rayların üstünde oynamaya gitmiş. O sırada
karşıdan trenin geldiğini görmüşler. Yanındaki arkadaşları treni
görünce kaçmış ama Rahşan rayların arasına oturmuş, kalkmamış. Tren de
hızlı geldiği için fren yapamamış. Rahşan rayların ortasına yatmış ve
üzerinden 4 vagon geçene kadar tren duramamış. Tren durduğunda
Rahşan ın öldüğünü düşünmüşler ama trenin altına baktıklarında
Rahşan ın onlara gülümsediğini görmüşler. Biz bu olaydan sonra Rahşan ı
hastaneye götürdük ama doktorlar Bir şeyi yok deyip bizi
göndermişlerdi. O zamanlar gazeteler Mucize Çocuk başlığıyla vermişti
Rahşan ın yaşadığı olayı. Rahşan a, Kızım niye kaçmadın diğer
arkadaşların gibi, ya tren çarpsaydı diye sorduğumuzda Rahşan gülerek,
Ben zaten tren nasıl çarpar diye merak ettiğim için kaçmadım şeklinde
cevap vermişti. Bu ifadesini makinisti mahkemeye çıkarttıklarında da
hakime söyledi. Ondan sonra makinist beraat etti. Böyle bir şeye
kalkıştığı zaman 6 yaşındaydı sanırım.

Büyümeye
başladığında değişen ne gibi özellikleri oldu? Yani, Kürt özgürlük
mücadelesine karşı sempatisini siz fark ediyor muydunuz?


Hayır!
Hiçbir şey anlamadık. Kendimiz Kürtlerin hakları için mücadele etsek
bile çocuklarımızı uzak tutmaya çalışıyorduk. Ama Rahşan büyürken
onunla birlikte büyüyen bir şeyler olduğunu fark ediyorduk. Ben bundan
çok korkuyordum. Bazen dağa gitmek istediğini söylüyordu. Biz ona
kızıyorduk, Gidip başlarına bela mı olacaksın, sen şehir kızısın
yapamazsın diyorduk. O da zaten bizim bu tavrımızı gördükten sonra
bize bir şey söylememeye başladı. Ama bir kez akşam yatmadan önce bana,
Cizre de
halkımızı katlediyorlar, Kürtleri öldürüyorlar. Biz niye bir şey
yapmıyoruz diye sormuştu. Ben kafasına böyle şeyler sokmasın diye,
Aman boş ver, yat hadi diye geçiştirmiştim. Meğer içindeki ateş o
zamanlar yanmaya başlamış ama biz fark edememişiz.

Kendini yakacağı gün hiçbir şey hissetmediniz mi? Son günü nasıldı?

Kızım,
kendini yakacağı günün sabahında bir halımız vardı, onu yıkamıştı. İki
erkek o halıyı zorla taşıyabiliyordu. Rahşan halıyı tek başına aşağı
indirip yıkadıktan sonra yukarıya çıkartıp balkona sermişti. Ben
komşulardaydım. Eve geldiğimde Gel bakalım, son kez ben senin halını
yıkadım diye şakalaşmıştı. Ben de hayret ettim. Çünkü çok büyük bir
halıydı. Onu tek başına indirmesi zordu. Ben de ona, halıyı suya
batırıp çıkartmışsındır diye cevap vermiştim. Yukarı çıktığımda
halının çok temiz yıkandığını görünce sevinmiştim. Rahşan ın babası o
akşam bize balık getirmişti. Ben onu pişirmek için mutfağa gittim.
Rahşan da o arada bize kek yaptı. Dükkâna gidip bir de gazoz aldı.
Akşam olduğunda hep birlikte yemeğimizi yedik. Üstüne kekimizi yedik,
gazozumuzu içtik. O sırada en büyük kızım Türkan, Bizim evimiz petrol
gibi kokuyor, sanki benzin dökülmüş dedi. Biz de kokladık. Gerçekten
benzin kokusu vardı. Rahşan koşarak kalktı mutfağa gitti. Tüpü açıp
geri geldi. Biz kokunun nereden geldiğini araştırırken Rahşan bize
seslendi, Gelin gelin, tüp açık kalmış. Onun kokusu dedi. Biz mutfağa
gittik gerçekten tüp açıktı. Hiç aklımıza kendini yakacağı gelmemişti.
Yani, Rahşan tüpü açık bırakarak bizim dikkatimizi dağıttı, hiç
anlamadık. Çünkü aynı akşam çay doldururken dizine çaydanlığın
altındaki su damladı, biraz yandı. Hemen yerinden sıçradı. Ben de,
Canın ne kadar tatlıymış, bir damlacık su dedim. O da bana, Boşu
boşuna asla canımı yaktırmam kimseye dedi. Ama yine anlamadık.

Peki, Rahşan ın kendini yaktığını nasıl öğrendiniz? Nasıl haberiniz oldu?

Gece
hepimiz yattık. Ben hiç olmadığı kadar derin uyumuştum o gece. Sabah
namazına kalktım. Namazımı kıldıktan sonra tekrar uyudum. Rüyamda
Rahşan ı gördüm. Rüyamda, tüplü şofbenimiz patlıyor, Rahşan yanıyor.
Birden Rahşan ın Anneeeee diye bana seslendiğini duyarak yatağımdan
sıçradım. Baktım benim küçük kızım ağlıyor. Ne oldu, niye ağlıyorsun
dedim. Küçük kızım, Rahşan ablam evden kaçtı dedi. Ben yataktan
fırladım, bütün odaları dolaştım ama Rahşan yok. O esnada vitrinde bir
kartona keçeli kalemle yazılmış bir not gördük. Büyük kızım geldi.
Oku dedim. Kızım okudu, Ben kendimi Newroz yapıyorum Kadifekale de. Cizre,
Mardin ve Nusaybin in cevabını vermek zorundayım yazmış. Biz onun bu
notunu aldıktan sonra kartonu aldık Kadifekale ye doğru gitmeye
başladık. Ama biz hâlâ bir insanın kendini yakabileceğini
düşünemiyoruz. Biraz şoku atlattıktan sonra etrafımıza baktık ki, ne
görelim. İzmir de yaşayan bütün yurtsever halkımız Kadifekale yi
sarı-kırmızı-yeşil bayraklarla donatmış. Herkesin haberi olmuş,
binlerce insan Kadifekale ye akın etmiş. Yani en son öğrenen biz olduk.
Kadifekale nin her tarafını polisler tutmuştu. Biz zorlayarak içeriye
girdik. Ben bizim bir ekmek poşetimiz vardı, onu gördüm. Polis bizi
yaklaştırmak istemiyordu. Polise, Bu benim kızım, bırakın beni dedim.
Polis, Nereden biliyorsun dedi. Ben elimdeki kartonu ona gösterdim.
Olayın ardından Rahşan ın yanına gittim. Bedeninin üst kısmı yanmıştı,
sadece zafer işareti yaptığı eli yanmamıştı. O an düşündüm, Şimdi ne
yapmak gerekiyor diye. Çok geçmeden kararımı vermiştim: Madem kızım
böyle bir karar vermiş, kendini halkına adamış, bundan sonra bize düşen
onun anısına sahip çıkmak olmalı. Polis otopsi için Rahşan ı almak
istedi. İzin vermedim. Onu alırsanız, ben de kendimi yakarım dedim.
Sonra binlerce yurtsever halkla birlikte Rahşan ın cenazesini aldık.
Kısacası Rahşan doğduğu günden o güne kadar bir volkan gibiydi. En
anlamlı şekilde kendini patlattı. Halkına sevgisini böyle gösterdi. Biz
onun mücadelesi önünde saygıyla eğiliyoruz. Öyle bir kızım olduğu için
çok mutluyum.

Acılarınızı yeniden hatırlattık, özür diliyoruz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu
halk her Newroz Rahşan ı ve Rahşan gibi nicelerini anıyor. Biz bu
halkın inkar edilemeyeceğini canımızla, kanımızla gösterdik. Her zaman
barış dedik, bundan sonra da barış isteğimizi tekrarlamaya devam
edeceğiz. İnkarcı zihniyetler bilmeli ki, bizi bitiremezler. Tüm Kürt
halkının Newroz Bayramı nı kutluyorum. İZMİR - ANF

UMUT AKPINAR

Bu yazı 24-30 Mart tarihli Yaşamda Demokrasi gazetesinde yayınlanmıştır.



19:37:00
09 Mayis 2008
Bu haber  116  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
 guladawi  2008-03-27
  kahraman Rahşan!
 inanın yy. ların mücadelesini yeniden bana hatırlattı.Ben de anlam veremiyorum.İnsan gibi yaşamak varken neden bunlar oluyor.Kürt olmak çk mu T.C'ye dokunuyor,çok mu zor geliyor,o zaman TC hiç unutmasın biz bir yansak,onlar bin yanar...
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.2640 1.2701
Euro 1.9543 1.9637
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 URFADA 3 BAŞLI BEBEK  MAĞARALARDA YAŞIYORLAR
 Klip için soyundu
 Öyle bir frikik verdi ki...
 Canlı canlı yediler
 Nerede benim iğnem
 Canlı yayında ağzına sinek kaçtı
 Masaöre seksi şaka (video)
 Yapamayacağı birşey kalmadı VİDEO
 Oltayla seksi şaka
 SAHADA CİNAYET.! VİDEO İZLE
Administrator
Darkcode
Castro
Aras
Yazarlarimiz
Meltem
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır Darkcode
Siverek Haber , Siverek Haberleri , siverek sohbet , Siverek chat , Siverek Çet , Siverek cet , Sohbet Siteleri ,Siverek medya , Siverek spor , siverek resim , siverek rehber , siverek forum , siverek siverek , siverek siyaset , siverek team , siverek tarih , Siverek siteleri , siverek cografya SivereK.Net Yönetimi
Toplist otel emlak inşaat tekstil Site Ekle
Sohbet Chat Arkadas chat
Lider100.ComSohbet
eXTReMe Tracker

Pagerank Backlink - Pagerank Anzeige ohne Toolbar
güzel sözler Web Stats | sohbet